Mass Effect 3 İncelemesi

Mass Effect 3 incelemesini buradan dinleyebilirsiniz.

İçerik Özeti

2012 yılında Bioware tarafından geliştirilen temel Mass Effect serisinin en son ve en büyük oyunu Mass Effect 3’ü inceleyeceğiz.

Mass Effect 3'ün tanıtım görsellerinden biri.

Mass Effect 3’ün tanıtım görsellerinden biri.

Caddelerde adımız yazsın, Meydan Larousse’larda en büyük madde başlığı bize ayrılsın, ülkemizi, dünyamızı, gezegenimizi biz kurtaralım istedik. O da olmuyorsa en azından rock yıldızlığı… O da mı olmuyor, ünlü bir hoca, şirket patronu, belki yalnızca kendi mahallesinde tanınan biri. İnsan her ne olursa olsun büyük bir yazgısı olsun istiyor. Amacını tam kavrayamadığı yaşamını anlamlı kılacak bir öykü sahibi olmak.

Kapitalizm mesela güzel satıyor bunu. Sıfırdan tırnaklarıyla kazıya kazıya zirveye çıkan şirket patronlarının öyküsünü. Ancak gerçek böyle değil. İnsanların %97’si babasıyla aynı sosyo-ekonomik katmanın üzerine bile çıkamadan ölüp gidiyor. Sıfırdan tırnaklarıyla kazıya kazıya zirveye çıkan insanlar ya gerçek değil ya zaten zirvede tanıdıkları var ya da büyük bir istisna oluşturuyorlar. Biz diğerleri çabalayıp debelenip duruyoruz. Bu, yaşamlarımızın anlamsız olduğunu göstermiyor. Bize anlatılanlar doğru değil sadece. Sıradan bir yaşam da gayet anlamlı.

Elbette sıradan bir yaşam da anlamlı diye çabalamayı bırakacak kadercilerden değiliz. Ölene kadar çabalayacak, bu yarım kalmışlığımızın, kederli talihimizin üstesinden gelmeye uğraşacağız. Kendimizi değilse gelecek nesilleri daha iyi hale getirmek için çalışacağız. Ancak bir yerde büyük yazgılarla dolu bir serüveni de en azından deneyimleyeceğiz. Bu yüzden kitaplar okuyor, diziler izliyor ve oyunlar oynuyoruz.

Kimileri, anlatısı büyük oyunları sevmiyor. Her oyunda gezegeni kurtarmaktan, dünyanın kaderinin kendilerine bağlı olmasından sıkılıyor ya da gerçekçi bulmuyorlar ancak Allah aşkına neden oyun oynuyoruz ki biz? Yalnızca uydur kaydır birbirimizi pata küte vurmak ya da bir çevrimiçi oyunda diğer arkadaşımızdan üstün olduğumuzu ispatlamak için mi?

Daha önce bu blogda defalarca konuştuk. İnsan oyun oynayarak öğreniyor ve en nihayetinde herkesin gezegeni kendisi, bu nedenle kendi yaşamlarımızın bir şey yapmazsak gezegeni yok olacak kahramanları biziz. Biraz da oyunlarda tüm gezegeni kurtarmakta bir sorun yok.

Mass Effect Serisinin Öyküsü

Mass Effect serisi kronolojik olarak ilerleyen bir seri. Dolayısıyla oynamaya baştan başlamak gerek. 2005 yapımı ilk oyun remastered sürümüyle bile sizi biraz yorsa da öykünün tamamına hâkim olmak ve bu serüveni en mükemmel biçimde deneyimlemek için buna değer.

Mass Effect serisinde de gezegenin kaderinin bize bağlı olduğu bir bilim kurgu öyküsünü deneyimliyoruz. Ancak burada Mass Effect serisini bugüne kadar okuduğum, oynadığım ya da izlediğim tüm bilim kurgulardan ayıran bir özellik var. Mass Effect’in anlattığı gelecekte dünyanın etrafında döndüğü canlılar insanlar değil. Gezegeni keşfettikçe bizden ileride ya da geride bizden farklı onlarca ırk olduğunu öğreniyoruz.

Bilinen gezegende kurulmuş politik bir düzen var. İnsanlar bu düzenin içine yeni giriyorlar.

Mass Effect 1’in Öyküsü

Mass Effect 1’de insanlığın gezegendeki diğer canlılarla karşılaşması anlatılıyor. Zaten çok hassas bir dengede duran ırklar arasındaki siyasi otorite, insanların gelişiyle dengesini kaybediyor. Uzun süren savaşlar oluyor ve suların durulması yıllar alıyor. Ancak gezegeni bekleyen büyük bir tehlike var. Bunun üzerine seri boyunca oynadığımız özel yetkilerle donatılmış bir asker, Shepard çıkıyor ortaya ve insanlara bu gezegende layık oldukları saygınlığı kazandırmaya çalışıyor.

Mass Effect 2’nin Öyküsü

Shepard, Mass Effect 2’de gezegeni tehdit eden büyük tehlikenin politik odakların algıladığından çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor. Bunun için kendine inanmayan politikacılar yerine insanları önceleyen ve yasadışı kabul edilen bir örgütle birlikte çalışmaya devam ediyor. Biz oyuncular tehlikenin boyutunu daha iyi kavrıyoruz.

Mass Effect 2, meşhur gemimiz Normady’nin yeniden inşa edilmiş haliyle ekip üyeleri bulmakla geçiyor ve ana öyküyü genişletip büyütüyor.

Mass Effect 3’ün Öyküsü

Mass Effect 3’te gezegeni tehdit eden o büyük sentetik tehlikeden artık herkes haberdar. Dünya saldırı altında, gezegen çaresiz.

Gezegen ittifakını toplamakla görevli, ayrılıklara son verecek yüzbinlerce yıldır süregelen tartışmaları sonlandıracak, birçok ırkı bir arada savaşmaya zorlayacak büyük bir komutan: Shepard.

Mass Effect 3, büyük bir savaşı anlatıyor. Gezegende gittiğimiz her yerde bu savaşın izlerini görüyoruz. İç karışıklıklar, düşman destekli örgütler, sığınmacı sorunu, politik manevralar her yerde savaşın yıkıcılığını ve gerçekliğini görmek olanaklı. Bir gemi, bir avuç ekip üyemiz ve biz bu işin üstesinden gelecek ve tüm gezegenle oluşturduğumuz ittifakı yöneteceğiz.

Mass Effect 3 Genel Değerlendirme

İlk olarak Mass Effect 3’ü bugün oynamaktan büyük bir keyif aldığımı söylemeliyim. 2012 yılında çıkmış bir oyun olmasına rağmen çağdaş oyun mekaniklerine sahip. Biliyorsunuz oyun sektörünün en büyük sorunu oyunların kısa bir sürede eskimesi. Bunun için şimdilik büyük oyunlara remake ya da remastered gibi sürümler çıkarılıyor ama sürdürülebilir bir yöntem değil. Belki bir yerde oyun dünyasının teknolojik sınırlarına ulaşılacak ve yalnızca grafiksel farklılıklar olacaktır ya da kendi kendine mekaniğini güncelleyen yapay zekalı oyun motorları üretilecektir ama şimdilik durum bu.

Mass Effect 3'ten oyun içi bir görüntü.

Mass Effect 3’ten oyun içi bir görüntü.

Gördüğüm kadarıyla bugünden geriye bir on-on bir yıllık çizgi çektiğimizde bu süre içinde çıkmış oyunların hepsini oymaktan keyif almak olanaklı ama daha geriye gittiğinizde sorunlar başlıyor. Söz gelimi Mass Effect 1 benim için hayli zorlu bir deneyim olmuştu. Mass Effect 2’de ise teknolojik gelişmeleri hissediyor ancak gene de bugünden bakıldığında Electronic Arts’ın çıkardığı remastered sürümüne rağmen akıcı oyun deneyimini elde edemiyordunuz. Güzel öyküsü oynatıyordu ama bugünkü oyunlar gibi değil. Mass Effect 3’se gerçekten akıcı bir oynanışa sahip. Bu da atmosfer olarak zaten aşmış oyunu hepten kusursuza yakın bir hale getiriyor.

Daha önceki oyunlarda başımıza sıkça gelen gideceğimiz yönü karıştırma olayı Mass Effect 3’te yok. Tek tuşla gideceğimiz yeri gösteren GPS sinyalini alabiliyoruz ve artık haritaları okumak da daha kolay.

Galaksi boyunca oradan oraya koşturuyoruz gemimizle.

Galaksi boyunca oradan oraya koşturuyoruz gemimizle.

Oyunda farklı ırklardan, kimi önceki oyunlardan da dostumuz çok fazla karakter var ve bu karakterleri önceki oyunlardan da tanıdığımız için özdeşim kurması kolay oluyor. Diğer bir taraftan hepsinin kendine ait öyküsü de büyük bir derinlikle işlenmiş. Ben o kadar bilim kurgu romanı okudum, orada bile bu kadar katmanlı ve derinlikli yan karakterlerle karşılaştığımı anımsamıyorum.

Oyunda gerçekten bir savaş var. Bu temposu en düşük anlarda bile inanılmaz bir biçimde hissediliyor. Sığınmacılar, kurtarılmak zorunda kalan insanlar, umutsuzluk, sokaklarda insanların kendi aralarındaki konuşmalardan kulak misafiri olduğunuz şeyler. Sizin dışınızda da akıp giden dünyayı ve bu dünyanın ana konusunun savaş olduğunu size hissettiriyor.

Bir lider olarak, güllük gülistanlık bir yönetimin olanaklı olmadığını her ne kadar insani ve demokratik bir tutum belirlemeye çalışsanız da aldığınız kararların kimi insanları kendinize düşman ettiğini de görüyorsunuz. Bu durum oyunda hiç de yapay bir biçimde değil insan gerçekliğine çok uygun ve politik bir biçimde muazzam ele alınmış. Bir suikast girişimine uğradığınız ve suikastçıyı yakalamada başarısız olduğunuz anlar var. Yani karakterimiz her ne kadar kahraman özellikleri taşısa da yetemediği yerlerin olduğunu görmek büyük bir olay.

Mass Effect 3'te başa çıkmak zorunda olduğumuz büyük tehlikeler bunlar.

Mass Effect 3’te başa çıkmak zorunda olduğumuz büyük tehlikeler bunlar.

Her açıdan roman gibi bir oyun sevgili okur. Ekip üyelerinizden bazılarının kendilerini feda etmeye karar vermeleri ve bütün bir yaşamını değerlendirince kendi sonunu seçtiğine ilişkin aydınlanmalarımız, yaşanılan talihsizlikler, acılar, kadersel durumlar, gelecek elli yılda tartışılacağını düşündüğümüz felsefi bilimsel sorunların yaratacağı olaylar…

Öyküsüyle atmosferiyle harika bir romana benziyor Mass Effect 3, benim yan görevlerinin neredeyse tamamını yaptığım ender işlerden biri. (Bir diğer için Cyberpunk 2077 ve God of War’a bakılabilir.)

Kaynaklar

https://oyunyorumlar.com

https://oyunyorumlar.com/

https://masseffect.fandom.com/

Mass Effect 3 İncelemesi
  • Anlatı
  • Kurgu
  • Atmosfer
  • Sürükleyicilik
  • Oynanış
4.9

Kısaca Görüşüm

Roman gibi bir oyun. Oynaması büyük bir bilim kurgu romanı okuyor etkisi yapıyor. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen oyun tarihinin gördüğü en muazzam atmosfer.

Yorum Bırak!