Starfield İncelemesi

İçerik Özeti

Bethesda’nın 2015’ten beri geliştirdiği, sonunda 2023 yılında oyuncuyla buluşan uzay RPG’si olarak adlandırabileceğimiz devasa oyun Starfield’ı inceleyeceğiz.

Starfield’ın Öyküsü

Starfield’a çeşitli gezegenlerde maden arayan bir firmaya yeni girmiş bir çaylak olarak başlıyoruz. Ancak kazı sırasında kazmamızı vurduğumuz neredeyse ilk şey evrene ilişkin ilginç sırlar barındırdığı ve bir tek bizimle etkileşime girdiği için bir anda kendimizi yıllarını bu şeyleri aramaya vermiş bir ekibin içinde buluyoruz.

Başlangıcın çok hızlı olduğunu ve özellikle öyküye girişin ikna edici olmadığını, karakterlerle özdeşim kurmanın da hayli zaman aldığını belirtmek isterim.

Zaman alan şeyler bunlarla sınırlı değil. Uzay gemisi, uzay gemisinin envanteri, karargâh kurma, maden çıkarma, hangi ilaçlar için hangi kimyasalları bulacağını anlama, kargo hatlarının nasıl kurulduğunu çözme ve bunun gibi oyunun evrenin genişliğinden kaynaklanan başka öğrenmeler de var.

Starfield'in tanıtım görsellerinden biri

Starfield’in tanıtım görsellerinden biri

Bunların hepsini öğrenseniz bile hayli zahmetli olduğunu ve her gün bilgisayarın başına otururken ofise işe gidiyormuş gibi hissettirdiğini de söylemek gerek. Oyunun yarısı yükleme ekranları ve videolar seyrederek oradan oraya ayak işi yapmakla geçiyor çünkü.

Bir yerden sonra envanterimi kontrol etmekten, silahıma uygun mermi aramaktan ve aradığım madenleri satan dükkanları tek tek gezmekten, gemideki işleri yoluna koymaktan yoruldum. En azından bu işleri dijital bir ekrandan halletseydik iyi olurdu. 2024’te bile kargoyla eve geliyor kardeşim istediğimiz ürünler. Ben neden gezegen gezegen gezip dükkanlara soruyorum?

Bir de Bethesta’nın yaptığı bir tercih nedeniyle gittiğimiz merkezi gezegenlerde her oyunda beliren o alt köşedeki GPS ekranı burada yok. Bazı yerleri ezberlemeniz gerekiyor. Hoş bu keşif hissini de canlı tutmuş ama ne kadar doğru bir tercih bilemiyorum.

Merak etmeyin incelemeye olumsuz başladık ama sanılmasın ki Starfield hakkındaki tüm düşüncelerimiz olumsuz. Hayır olumsuz değil. Ama olumlu da değil. Yani ilk defa bir oyuna karşı böyle hissediyorum. Bu oyun hakkındaki düşüncelerim gerçekten karmaşık.

Olumlu ve Olumsuz Yanları

Bir kere öykü evet insanı içine almakta başlarda zorlanıyor ancak daha sonra oyunun evrenini, oyunun geçtiği 2310 yılına kadar yaşananları öğrencince öyküye bağlanıyorsunuz. Ayrıca oyun sanatsal açıdan da gerçekten güzel. Devasa bir evren ve inanılmaz tasarımlar var. Bir tabloda gördüğümüzde bile ağzımızın suyunu akıtacak ortamların içinde dolaşmak inanılmaz bence. Mekanların insan ruhunda uyandırdığı duygular var. Hisler var. Her çizginin her hareketin uyumu sanatsal olarak iyi bir yerde konumlanıyor. Bence internette çok eleştirilen oyun motorunun eski olması ve oyunun yıllardır geliştiriliyor olması nedeniyle animasyonların eski görünmesi bu güzelliklerle karşılaştırınca çok sorun gibi de durmuyor.

Starfield'ın oyun içi görsellerinden biri

Starfield’ın oyun içi görsellerinden biri

Evet inanılmaz derecede büyük bir evren var. Yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki burada paylaşmaya kalksak inanın zaman kaybederiz. Bir silah geliştirmek istiyorsunuz söz gelimi bir araştırma projesinin peşine düşebilirsiniz. Uzay geminizi modifiye edebilirsiniz. Yan görevleri yapabilirsiniz. Başka bir uzay gemisini çalabilirsiniz. Karargâh kurabilir, kargo hatları oluşturabilirsiniz. Maden çıkarabilirsiniz… Neredeyse sonsuz sayıda şey…  Üstelik bu kadar çok şey olmasına rağmen menü tasarımlarının sade tutulmasıyla karakterin yönetimi ve gelişimiyle ilgili kafa karışıklığı da yaşamıyorsunuz. Evet mermi almak, silahları değiştirmek, görevleri yapmak zahmetli ama bu karmaşık evrenler ve görsel yapıyı o kadar iyi tasarlanmış ki bunlara katlanmak sorun olmuyor.

Bunun dışında oyunda inanılmaz içerik var. Bu içeriklerin tasarımına bir seri roman kadar zaman ayrıldığını söylemek yanlış olmaz. Ben yaşamım boyunca tek bir oyunda bu kadar çok içerikle karşılaştığımı anımsamıyorum. Evet çok nadiren de olsa bu içerikler, yan görevler ve aktiviteler bazen birbirlerini tekrar edebiliyor ama sayıları o kadar fazla ki insan şoke oluyor. Bir iş bitirmek için indiğiniz gezegende birden kendiniz bambaşka bir öykünün içinde bulabiliyorsunuz. Bu, oyunun en iyi taraflarından biri. Yan görevlere çok dadanan bir tip olmama rağmen dur şunları bitireyim takıntısıyla başlamamın üzerinden on gün geçtikten sonra ancak vazgeçerek ana görevlere dönebildim. İnternette bu içeriklerin sayıları üzerine spekülasyonlar var. Ben 50’ye yakın böyle içerik tamamladım. Tam sayı internette bile tartışmalı. Bu 50 içeriğin içinde çok güzel olanları da vardı. Bomboş şeyler yaptığım da oldu.

Starfield'ın Afişi

Starfield’ın Afişi

Oyun gerçek anlamıyla bir RPG. Verdiğimiz kararlar oyunun ilerleyişine etki ediyor. Oyunda tek başınıza ya da dahil olduğunuz ekip üyelerinden biriyle ilerleyebiliyorsunuz hatta bu üyelerden biriyle evlenme olasılığınız bile var. Hem üçüncü şahıs hem birinci şahısa dönen kamera seçenekleri oynanışa çeşitlilik katıyor falan iyi.

Ancak yeniden oyun hakkında düşüncelerimizin karmaşık olmasına neden olan olumsuzluklara dönecek olursak bu olumlu yanların çoğu her kapı açılışında gelen yükleme ekranları, oyun motorunun yetersizliği nedeniyle saatlerce yürüdüğümüz gezegenler, öyküdeki tutarsızlıklar nedeniyle geri planda kalıyor ve o muhteşem atmosfer belki de yıllardır eski bir oyun motoru olan Gamebyro ile geliştirildiği için kesintiye uğruyor. Burada incelediğimiz son çıkan bağımsız oyunlardan The Invincible’da bile yürümemek için kullanabileceğimiz bir araç vardı be Bethesda!

Bir de öykü anlatımında tutarsızlıklar var. Söz gelimi yıllardır United Colonies’e karşı çarpışan korsanların gemisine United Colonies üniformasıyla sızıyorsunuz ve bu kimsenin dikkatini çekmiyor. Metro’ya tek başıma biniyorum gözlerimle görüyorum eşlik eden yan karakter dışarıda kalıyor ama gideceğim durakta metrodan aynı karakterle iniyorum. Bakın mesela bu görsel de kendim oynarken çektiğim küçük teknik bir bug.

Belki de bu kadar çok şey yaptığı ve bu kadar büyük olduğu için aksıyor bazı yanları. Öykü ve içerikler güzel çalışıyor mu çalışıyor ama bir yerden sonra yoruyor. Hem bu içerikleri eşlik eden bir ekip üyesiyle yapmak da anlamsız oluyor. Ben yeri süpürüyorum o da yanımda bana bakıyor falan. Çok sırıtmasın diye bazı diyaloglarda birkaç şey söylüyor ama yan karakterler içeriklere daha iyi eklemlenebilirdi.

Bir de en ama en garibi oyunda her yere girip çıkabiliyoruz kimse bize bir şey sormuyor. Bu iyi ama öykü anlatımına darbe vuruyor. İnsanların uzay giysisi olmadan gezegenlerde tarlada dolaşıyormuş gibi dolaşabilmeleri de garip.

Starfield’ın Genel Değerlendirmesi

Sonuç olarak normalde bir firmanın bile tek başına bir gezegeni tasarlaması ve oynanabilir bir hale getirmesi zorken Bethesda yıllarca uğraşarak irili ufaklı, ince ince onlarca muazzam gezegen tasarlamış. Oyunun evreni ve seçenekleri o kadar büyük ki tamamını oynayacağım deseniz bir yılda biter mi emin değilim.

Başlığı bilerek büyük otantik insan emeği biçiminde koydum. Bu geniş evren, öyküler ve içerikler Bethesda çalışanlarının yıllarca uğraşıyla ortaya çıktı. Gelecek on yıllarda belki de yapay zekâ ile seçimlerimize göre, o an yapılandırılan, her oyuncuya özgü ayrı öykü deneyimleriyle karşılaşacağız. O yüzden ben Starfield’e harcanan emeği değerli buluyorum ancak görüşlerimi de karmaşıktan olumluya bir türlü taşıyamıyorum.

Oyun motorunun yetersiz olduğu her saniyesinde anlaşılıyor. Buradaki tercih biraz önemli bir tercih ya oyununuza yıllarca çalışıp böyle devasa bir şey yaratacaksınız ama bu sırada oyun motorunuz eskiyecek ya da bu kadar büyük oyun tasarlamayacaksınız ama motorunuz da teknolojiye uygun olacak. Bethesda ilk seçeneği seçmiş. İnternetteki eleştirilerin çoğu da bu nedenle zaten. Yani o gezegende saatlerce yürüme işi bu oyun motoruyla araç tasarlanamadığından, her kapı açılışında bekleme ekranı çıkması ve uzay gemimizi her yanaştırdığımızda da aynı vidyoları tekrar tekrar izlemenizin nedeni gene bu sorundan kaynaklanıyor.

Son Not

Bir de yok karlılık oranı, yok İngilizce öğrenin bilmem ne. Ben anlamam arkadaş oyun fiyatları çıkmış bin liralara ben anadilimde en azından altyazılı oynamak istiyorum bu oyunları. Ben değersiz miyim? Ben para harcamıyor muyum? Neden bir oyunu anadiliyle oynama zevkinden mahrum bırakıyorsunuz bizi. Birkaç on bin dolar eksik kazanın. Hem bu sayede Türkiye’deki satışlarınız da artar inanın. En olmadı yapay zekâ çeviri desteğini falan açın bari be.

Starfield İncelmesi
  • Anlatı
  • Kurgu
  • Atmosfer
  • Sürükleyicilik
  • Oynanış
3.8

Kısaca Görüşüm

Starfield oburca tüketilmemesi gereken eğer RPG ve uzay temasını seviyorsanız keyif alarak oynayabileceğiniz ama 2024 yılında birçok yönünü de sinir bozucu bulabileceğiniz bir oyun olmuş.

Yorum Bırak!